Öncelikle bu kalitede bir oyunu izlediğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Kendimi o kadar şanslı hissetimki, bu şansı tekrar elde edemem diye, dün oyuna yeniden gittim :) Fatma ile gitmek üzere sözleşmiştik ki, küçük bir karışıklıktan ötürü maalesef Fatma oyuna gelemedi, onun için çok üzgünüm, umarım en kısa zamanda görme şansı olur. Kime niyet kime kısmet dedikleri bu olsa gerek, oyuna Fatma yerine annemle gittik. Annem ilk perde de biraz sıkılsa da, ikinci perde de taşlar yerine oturunca, heyecan içinde gözünü kırpmadan izledi oyunu, oyundan çıktığımız da onun da büyülenmiş olduğunu gözlerinden anladım :) Oyunun özünde, Cehov'u anlamak... vardı diyebiliriz. Anlayabildik mi orası tartışılır ama oyundan çıkan herkesin, Çehov'u kurcalama isteğiyle eve döndüklerine eminim. Acılarla yoğrulmuş karakterlerin, hangi halat-i ruheyeyle yaratıldığı anlatılmaya çalışılmış. Oyuna bir kurgu, öykü beklenerek gidilirse derin bir hüsranla karşılaşırsınız, zira oyunun ana teması, Ölüm ...