Ana içeriğe atla

Moda Sahnesi'nde Hamlet Keyfi

Her hafta sanatsal bir aktivitede bulunmaya çalışıyorum. Bu haftaki aktivite köşemizde tiyatro vardı. Çok uzun süredir gitmek istediğim bir oyuna gitme fırsatım oldu. Oyun ne diyecek olursanız, Hamlet'e gittim ama bu öyle bildiğiniz Shakespeare (itiraf ediyorum yazılışına google'dan baktım!) Hamlet'inden değil, modern bir uyarlamasıydı Hamlet'in. Herhalde Moda sahnesini duymayanınız kalmamıştır, hayır duymayan varsa çok ayıp! Anadolu yakasının en samimi sanat yuvası oldu dersek hiç abartmamış oluruz. Adamlar tırnaklarıyla yoktan var ettiler mekanı, çokta güzel ettiler! Geçen sene en son gittiğimden beri çok daha güzel bir yer olmuş. Pek bi contemporary havası var, bu kavramla ne kadar dalga geçsemde seviyorum bu tarzı :) Minimalist ve modern... He ayrıca çayları da çok güzel. Çayı güzel olan yerlere olan sempatimi bilmeyen yoktur herhalde. Neyse yazının konusu Moda Sahnesi değildi Hamlet'e dönüyorum...

Yukarıda da dediğim gibi bu Hamlet başka Hamlet'lere benzemez! Modern bir uyarlamadır, bunu unutmadan gitmek lazım oyuna. Modern bir uyarlama olunca komiklikli diyaloglar falan oyuna farklı bir hava katmış. Hamlet'in ingiliz asilzade havasından da eser yok tabi (Popüler kültür Hamleti'de diyebiliriz.). Diyaloglar gayet uzun olmasına rağmen sıkılmadan, odak kayboldan izletiyor oyuncular, hepsi birbirinden başaralı bir kadro oluşmuş. Hamlet'in annesini oynayan o fettan güzel Esra Kızıldoğan'ın nasıl güzel bir sesi var Allah'ım, o aşifte hatunu falan unutup bin saat konuşsa dinlerim, o derece yani... Ayrıca Ophelia ile babasının konuştuğu sahnede şok içinde seyrettim, babası kızı aldı yerden yere vurdu. Minnacık kız ordan oraya savruldu oyun boyunca, içim çız etti... Onur Ünsal'a diyecek laf zaten yok tek başına da olsa alır götürü oyunu, o iki iğne boyuyla koca sahneyi nasıl dolduruyor, insan gerçekten hayret ediyor! Ay bir de su gibi sesi var onun da, kesin seslendirme falan yapıyordur diye düşündüm oyun çıkışı. Birde Hamlet'in amcası Claudius oynayan abi, artık nasıl rolünün hakkını verdiyse nefret ettim adamdan, nasıl kıl bir tip anlatamam... Haa son olarak kılıç sahnesi de pek bir başarlıydı. Bir ara o kılıçlar yüzüme gözüme gelecek diye endişe dolu dakikalar yaşadım :(

Oyunda beğenmediğim ya da ııh bu olmamış arkadaş dediğim şeyler de yok değildi elbet, zira bana bir şey beğendirmek çokta kolay iş değil! Evet Moda Sahnesi minimalist takılıyor falan dedik ama sahne, dekor falan biraz yavan geliyor bana. Ama o kadar minimalistliğin içinde değerlendirirsem sahne konsepti fena değil diyebilirim. Oyunu sadece dialoglar ve oyunculukla götürmek zor iş. Evet yaptıkları iş daha zor kabul ediyorum ama bu bana yetmiyor. Seyirci olarak biraz sahnede frapanlık bekliyorum, dostum boru değil Hamlet bu demek istiyorum ve bir diğer eleştirimi geçmek istiyorum. Hamlet'in babasının ruhu ile konuştuğu sahneler nedense bana biraz yapay geldi. Bunda babasının kostümünün büyük etkisi olduğunu düşünüyorum (napiyim görselciyim).  Bundan daha önemlisi babasının seslendirmesinin yankıdan dolayı anlaşılmıyor ve bunu bu zamana kadar kimse söylemedimi yahu demeden geçemedim oyun sonrası. Son olarak Hamlet denince akla ilk gelen o sihirli cümlenin kullanıldığı yer, zaman ve biçim biraz üstün körü geçilmiş. Dolu dolu duymak isterdim; Olmak ya da Olmamak...

Neyse uzun lafın kısası gidin bu oyuna! Arkadaşlarınızı falan alın, öncesinde çaydır kahvedir artık ne içmek isterseniz... takılın biraz, sonra tatlı tatlı izleyin Hamlet'i. Böyle modern uyarlamalar önemlidir, her zaman izlemek nasip olmaz, fırsatları değerlendirmek lazım derim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mad Sea Beach Hotel

Mad Sea Beach Hotel, hayallerin gerçeğe dönüşemeyeceği yer :) Daha otele henüz girmiştikki, avazı çıktığı kadar bağıran bir kadın sesi bizi karşıladı (bu kadın sesini iki gün daha duyacağımızdan habersizdik). Resepsiyona gittik, bu yüksek sesli kadın, otel personeli oluyor kendisi, gelen müşterileri bildiğin azarlıyor. Yok efendim erken rezarvasyon yapan istediği odayı kaparmış, oda seçimi mümkün değilmiş bir sürü gürültü patırtı... Bu sırada bizim gelmemiz falan kadının umrunda değil, hoş geldiniz merhabalar falan bunlar zaten yok. Biraz daha tartıştıktan sonra, asık bir suratla isimlerimizi sordu, kimlik vs diğer çifti orada kaderine mahkum bırakıp, bize odamızı gösterdi. Odaya girer girmez, çok uzun süredir havasız kalmadan ötürü, çok fena bir koku karşıladı bizi. Odanın fotoğraflarla ilgisi yok, fotoğrafları sanırım balık gözü lensle çekmişler :) Daha böyle etrafa bakınıyordukki, o muhteşem ses yine avazı çıktığı kadar bağırmaya başlamıştı, gelen bir başka iki çiftle kavgaya tutuş…

Cevizli Tarçınlı Havuçlu Kek

Yıllarca havuçlu kek mi olur yahu diyip durdum, inadımdan da hiç yemeyi denemedim. Taaki bu kek börek işlerine merak sarana kadar... Annemin en sevdiği kektir, havuçlu kek yapsana ısrarlarına dayanamadım ve İnternet'ten bulduğum bir tarife göre yaptım. Tek kelimeyle mükemmel bir lezzet. Böylece ilk yediğim havuçlu kek, kendi yaptığım kek oldu :) Mükemmel olmuştu olmasına ama bir Starbucks'ta yediğim havuçlu kek değildi. İnat ettim araştırdım, aradım taradım çok çeşitli Sturbucks havuçlu kek tarifi buldum. En aklıma yatan tarifi denedim, fena olmadı.

Bir şeyler rendelerken sürekli olarak elimi kesdiğim için annem kıyamamış bana bir rende makinası almış. Aslında sadece rende yapmıyor bir çok şey kesip doğruyor. Öncelikle çok gerekli bir alet olmadığını düşünsem de kullandıkça oldukça pratik ve işlevsel olduğunu anladım. Bahsi geçen alet, Moulinex'in fresh express'i... Yanında bir de 50 pratik tarif kitabı var. Birazcık göz atma fırsatım oldu gerçekten pek pratik tarifler…

Şam Kurabiyesi

Geçen gün ofisteki kafede bir kurabiye yedim aklım kurabiyede kaldı. Gerçi adı Şam Kurabiyesi ama tadı görüntüsü bildiğin kek :) Biraz araştırma yaptım baya bilinen, sevilen, popüler bir kurabiyeymiş, bu zamana kadar hiç duymamış olmama şaşırdım. Dün gece yapacaktım ama evde hiç birşey olmayınca bu geceye kaldı. Lezzeti nasıl mı oldu? nasıl desem hmmm harika :)


Malzemelerimiz şöyle; 100 gr margarin3 adet yumurta1,5 su bardağı şeker2,5 su bardağı un2 yemek kaşığı yoğurt1 paket kabartma tozu1 paket vanilya1 adet limonun rendesiyarım adet limon suyuyarım çay kaşığı tuzYapılışı: Margarin, şeker ve yumurtayı mikserle köpük köpük olana kadar yüksek devirde iyice çırpıyoruz. Ardından bütün malzemeleri ekleyip mikserle karıştırmaya devam ediyoruz. Kalıplara döküyoruz, önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yaklaşık 30 dakika pişiriyoruz.